Kaynakla Bağlantı http://kaynaklabaglanti.com Bilinci Ateşle Mon, 09 Dec 2024 10:20:07 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.7.1 Otizm http://kaynaklabaglanti.com/otizm/ http://kaynaklabaglanti.com/otizm/#respond Mon, 09 Dec 2024 10:20:07 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=2279 Bir insan yapısı, realite denilen psikolojik bir paranoya olan sağ beyin ve sol beyin fonksiyonu yerine bütün bir beyin fonksiyonudur. Aslında ayırım yoktur. Otistikler içinde geçmiş, şimdi veya gelecek olmayan, bağlamsal olmayan bir evrene sahiptirler. Bu gerçeklik sizin sağ beyin, sol beyin fonksiyonunuza sahip olduğunuzu söylerler. Bu neyi açıklar? Bu onların gerçekliklerini açıklar. Bizler bir hümonoid olarak temelde otistikizdir ki bu bizim sağ beyin/sol beyin fonksiyonumuz yok demektir. Biz sezgisel mantıklı ve mantıklı sezgiseliz. Otistik bir kadın ve onun dünyayı görme şekli hakkında “Temple Grandin” adında bir film var. Onun zihninin nasıl çalıştığını ve bir şeyleri nasıl diğer herkesden farklı bir şekilde hesapladığını göstermeleri harika. Film onun dünyayı nasıl gördüğünü ve nasıl resimlerle düşündüğünü anlatır. Otistik insanların bilgi alma şekli çok dinamiktir. Ancak onlar aslında devasa miktarda bilgi toplarken bu realitede onların yavaş ve engelli oldukları söylenirdi. Onlar zamanın olmadığı alan hızında fonksiyon gösterirler – bu sadece böyledir. Eğer otistik çocuklarla bir kitap alıp, kitabı okuduğunuzu bilerek sayfaları hızlı bir şekilde çevirirseniz onlar konuşmaya ve daha fazla okumaya başlayabilirler. Eğer sabah onlara bütün gün ne yapacaklarının bütün bir resmini verirseniz her konuda çok daha sakin olacaklardır. Onlar uyarınlarla aşırı yüklenmişlerdir. Ve bununla ne yapacakları konusunda bir referans noktasına sahip değillerdir. Yapmanız gereken şey onlardan ne yapmalarını istediğinizle ilgili onlara bütün bir resim ve aynı anda çoklu uyarınlar vermeye başlamaktır. Eğer onlara izlemek için aynı anda 4 TV kanalı verirseniz bütün bu davranışları bitecektir. Birdenbire onları etraflarındaki her şey tarafından uyarılmaktan alıkoyacak yeterince şey olacaktır. Etraflarında olup bitenler onları bombardıman ederler. OKB ve otizmle ilgili olan şey, onlar algılamayı durduramazlar. Yapmanız gereken şey onlara “neyi algılıyorsun?” diye sormak ve onlara bu şeylere sahip olmadıkları, onları algıladıklarını söylemektir. Bu sana ait değil. Onlar sizin söylediğiniz şeyi ve aynı zamanda sizin düşüncelerinizi alırlar. Böyle çocukların etrafında olmanın zorluğu, eğer onlara onlarda bir sorun olduğunu projekte ederseniz. Onlar daha kötü hale gelirler. Bu küçük farkındalıklar bile sizde neleri değiştirebilir? Eğer daha fazlasını talep edecek olursanız lütfen Access Consciousness’in X-Men sınıfı ile ilgilenebilirsiniz. Hatta sevgili Diva Diaz’ın Türkiye’deki verdiği seminerler öncesi Business Chanel’de yaptığımız 3 programı da izleyebilirsiniz. Ayrıca Access Consciousness’in kitaplarından “Bir Balığa Ağaca Çıkmayı Öğretebilir misiniz?” kitabı için bizi arayabilirsiniz. Bundan daha iyi nasıl olur? Kolaylık, neşe ve ihtişamla.

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/otizm/feed/ 0
Kadınlar http://kaynaklabaglanti.com/kadinlar/ http://kaynaklabaglanti.com/kadinlar/#respond Tue, 26 Nov 2024 16:36:34 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=2251 Kadınlar farklı bir gerçeklik yaratmanın kaynağıdır.

Eğer geleceğin bir yaratıcısı olduğunuzun farkına varıp izin vermezseniz, geleceği gördüğünüzü ve onu başkalaştırabileceğinizi ve değiştirebileceğinizi kabul etmezseniz, hiçbir zaman olduğunuz her şey olamazsınız.

Gerçek şu ki, siz bir kadın olarak, tüm insanlığı değiştirme kapasitesine sahipsiniz. Buraya bunu yapmaya geldiniz ve yapmıyorsunuz.

Tüm insanlığı değiştirecek katalizör olmanın farkındalığından sakınıyorsunuz.

Erkekler buraya statükoyu korumaya geldiler. Farkında değiller. Statükocu erkekler savaşa gider, ölür ve kadınlar geleceği yaratır. Zorluk şu ki buraya onun için gelmelerine rağmen kadınlar geleceği yaratmıyorlar. Kendi kapasite ve yeteneklerinin ortaya çıkmasına müsaade etmiyorlar.

Sanki değillermiş gibi hareket etmeye çalışıyorlar. Bedenlerine bir sürü şeyi kilitleyip bedenlerine acı veriyorlar.

Erkeklere statükonun müteahhitti olduğunu ve kadınlara geleceğin yaratıcısı olduğunu, sonra da geleceği yaratma kabiliyetleri olduğunu söylemek yerine, onlara geleceği bir tek çocuk sahibi olarak yaratabileceklerini söylendi. Böylece kadınlar, çocuk sahibi olmanın geleceği yaratmak olduğunu düşünmeye devam ediyorlar. Halbuki gerçek bu değil.

Bu gerçeklik tamamen ters. Lider olarak erkekler var. Ama bu işliyor mu? Hayır. Erkeklerin liderliği ile politik sistemimiz şöyle çalışıyor: “Değiştirmeden değiştirmek.” Hiç ya da mümkün olduğu kadar az değişiklikle, değişiklik yapmak. Daha iyi yapmalıyız ama hep yaptığımız gibi yapmalıyız. Tamamen farklı yapamayız.

Eğer kadınlar gezegende daha önce hiç var olmamış bir geleceği yaratma kapasiteleri olduğunu kabul etmezlerse gerçekten oldukları gücü olamıyorlardır. Hümanoid kadınlar çıkıp, savaş etmek ve dünyayı fethetmek isterler. Çünkü bu gezegende daha önce hiç var olmamış bir geleceğin mümkün olduğunu biliyorlar.

Bazı erkekler vardır. Bir erkek bedeninde kadın olarak her şeyi nasıl değiştirebileceklerini ve geleceği nasıl farklı olabileceğini görmeye isteklidirler.

Daha önce tecrübe ettiğimiz, bildiğimiz, olduğumuz ve izin verdiğimiz her şeyden farklı bir olasılığı görmeye istekli olabiliriz. Bu dünya gezegenine gelmemizin sebebinin daha önce hiç var olmamış bir gerçekliği yaratmak olduğunu anlamamız şarttır.

Çözülecek bir sorununuz olmadan ve katılığı olmayan bir gelecekte yaşamak…

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/kadinlar/feed/ 0
Şükran Duyma http://kaynaklabaglanti.com/sukran-duyma-cb/ http://kaynaklabaglanti.com/sukran-duyma-cb/#respond Tue, 12 Nov 2024 05:45:54 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=2242 Sevdiğiniz birini düşünün. Bir anlığına o enerjiyi ele alalım. Şimdi o enerji yerine, o kişi için şükran duygusunu koyun. Bu sizin için daha mı hafif?

Niçin? Şükran ve yargıya aynı anda sahip olamazsınız. Ancak sevgiye ve yargıya aynı anda sahip olmaya mükemmel bir şekilde muktedirsinizdir. Birisini ne kadar çok sevdiğinizi ve onların sizi ne kadar çok sevip sevmediğini; sizin buna ne kadar karşılık verip vermediğinizi görmek için yargılarsınız. Siz kendi etrafınızda yargı duvarları inşa ederken, onlar da kendi etraflarında yargı duvarları inşa ederler ve ondan sonra da yargı duvarlarının izin verdiğinizden daha fazla yakınlaşamazsınız.

Bu realitede en büyük içten sevgi nedir? Bu sadece bir kişi ile beraber olmak için diğer herkesi hayatınızdan kesip attığınız zamandır. Bu ne kadar bir yargıyı gerektirir? Gerçekten, bu realitede, sevgi ve yargı el ele giderler. Büyük bir üzüntüdür. Fakat bize verilen ilişki paradigması budur.

Ya şükran duymak yeni paradigma ise?

Bunun harika yanı, birisi sizi yargılayabilirken, siz halen o kişi için ve o kişinin sizin hakkınızdaki yargıları için müteşekkir olabilirsiniz. Bu oldukça harika bir şey! Çünkü bu size sizi verir. Ve artık asla başka hiç kimseden tekrar ayrılmaya gerek yoktur. Sizden bile. Bu durum eşinizin seçtiği her şey için müteşekkir olma olasılığını yaratır.

Kendinizle yakınlığı seçmeye gönüllü olur muydunuz?

Lütfen bilin. Sırf siz kendinizle yakınsınız diye, bu hayatınızda daha başka birisinin yerine, aslında sizin hayatınıza katkı olan birisini seçeceğiniz anlamına gelir. Artık kendinizi bir bütün ve tam yapmak için birisine ihtiyacınız olduğuna ve onların yargılarının doğruluğuna inanmayacaksınız.

Eğer bir ilişkiye sahip olmak istiyorsanız, harika ve heyecan verecek olan bir tanesine sahip olmalısınız. Hayatınıza bir katkı olduğu sürece bir ilişki müthiştir. Bu bir olasılıktır. Sadece “Tamam bunu seçeceğim” demek zorundasınız.

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/sukran-duyma-cb/feed/ 0
Üzüntü ve Hayal Kırıklığı http://kaynaklabaglanti.com/uzuntu-ve-hayal-kirikligi/ http://kaynaklabaglanti.com/uzuntu-ve-hayal-kirikligi/#respond Sat, 12 Oct 2024 11:36:38 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=2198 Üzüntü ve hayal kırıklığının sebebi onların yalan olduğu gerçeğidir. Tüm üzüntüler bedenlerde kilitli kalırlar. Bedenin hangi bölgesine kilitlediysek orada sıkıntı ve rahatsızlıklar ortaya çıkar. Bu sıkıntılar ve rahatsızlıklarla baş etmenin tek gerçek yolu farkındalık ve bilinci yaratmaktan geçer. Yani farkındalığımızı genişletmek ve o sıkışıklığı eritecek kaynak olmaktan geçer. Ancak burada dikkatinizi çekmek istediğim farkındalık şudur ki; o üzüntüyü oraya nasıl ve ne ile kilitliyoruz. Buna bakalım derim.

Üzüntü yalan diyoruz. Neden? Çünkü çok ağırda ondan. Ama bizler ağır olan şeyleri çok derin ve yoğun yaşadığımız için onu gerçek yapmışız. Çok fazla gerçek gibi olmuş. Yani yalanlar gerçek, gerçekler de yalan olmuş. Bu sizler için acayip gelmiyor mu? Daha da ileri gidelim mi? Gerçeği görmek istemeye olan direncimiz yüzünden bedenimizde o kilitleri yaratıyoruz. İşin en acı tarafı da bu. Gerçeklerden kaçış. Kafamızı kuma gömmek ve kendini kandırmaya başlamak. Neden böyle bir seçim yapalım ki diyebilirsiniz? Ben de diyorum ki mutlu olmak için. Bu gerçeklikte mutlu olmanın tek yolu yalandan geçer.

Yalana hepimiz kızar ve dürüstlüğünde köleliğini hiç kimseye bırakmayız, güya değil mi? Evet, bizler herkese dürüst oluruz olmasına da. Ya kendimize? Tamamıyla kendimizi kandırarak geçiyor bunca hayat.

Eğer dışarıdan gelen herhangi bir güzel bir olayla enerjimiz yükseliyorsa zaten orada büyük bir yalanı tutuyordur. Bir başka zaman bu yükselişin tam tersinde olduğunda, yani dışarıdan gelen bizi yükselten şeyin fırtınası nasıl geldiyse, o fırtına bizden gittiğinde bilin bakalım bizi ne hale sokacaktır. Yerin dibine sokacaktır. İşte bizi bu kadar heyecanlandıran ya da yerden yere vuran dışarıdan gelen etkileri gerçek yapmak yalandır. Ama bu etkilerin, özellikle ayaklarımızı yerden kesen, bizi yalandan da olsa yükselten şeyleri çok seviyoruz. Ve gerçek olup olmadığını bile farkında olamıyoruz. Çünkü çok mutlu oluyoruz. Ya da çok mutsuz oluyoruz.

Olduğunda da bizi yere seren ya da yükselten hangi enerji ise, bizim nefsimizdir. Yani zaafımızdır. Yani yalanımızdır. Buradaki hendikap gerçek olandan kaçmamızın sebebi gerçekle nasıl ve ne şekilde baş edebileceğimiz konusundaki çaresizliğimizdir.

Burada olan şey, üzüntünün kilidi gerçeğe olan direncden kaynaklıdır. Sadece yalana olan direncden değil. Gerçeği gördüğümüzde kandırıldığımızdan dolayı tepki versek de, gerçekle yüzleşmek çok zor geldiği içindir. Gerçekle yüzleşebilmek için çok güçlü bir araca sahip olmak gerekir ki, hayatta kalabilelim. Yoksa yaşamak herkes için çok zor hale gelir. Eğer kaynakla bağlantıya sahipseniz sizin için o gerçek olan her ne ise onunla kucaklaşmak sadece anda olur. Yani anda değiştirebilirsiniz. Bu bir vaat değildir. Bu kaynak’ın gerçeğidir.

İnsanoğlu çok tuhaf gerçekten. Yalandan çıkmak ölüm gibi gelir. Ama yalanın içinde sahte mutluluklar, yalan hayatlar, mısh gibi yapmalar herkesin uyumlandığı bir dünyayı yaratır. Aslında bizleri gerçekten ölüme götüren şey yalanın içinde yalan hayatlar sürdürürek ölüme gitmektir. Bize ölüm gibi gelen gerçekle yüzleşmek ise, bizi gerçek yaşama kapı açacak olan ve hazzı dönüşmesini sağlayacak olan kilidi açar.

Böylece gerçeklere bakma cesareti ve yüreği olan kişiler bedenlerindeki kilitledikleri yaratılan o acıyı, kaynağın dönüştürücü enerjisi ile kolaylıkla değiştirir. Ve olması gereken, kaynağın huzurunda bedenlerde o huzura kavuşur.

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/uzuntu-ve-hayal-kirikligi/feed/ 0
Var Olmak Ne Demek? http://kaynaklabaglanti.com/var-olmak-ne-demek/ http://kaynaklabaglanti.com/var-olmak-ne-demek/#respond Sat, 12 Oct 2024 11:19:33 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=2191 Sabah uyandığınızda şükran duygusu içinde olduğunuzu hayal edin. Çevrenizdeki kişilerle kavga etmek ya da onlarla aynı hizaya girmek durumunda veya fikir birliği içinde olmak zorunda olmadığınızı hayal edin. Her durum içinde huzur, kolaylık, neşe duygusuna sahip olduğunuzu hayal edin. Yapmış olduğunuz ya da yapmakta olduğunuz seçimlerin ya da etrafınızdaki kişilerin yaptığı seçimleri yargılamadığınızı hayal edin. Kendiniz hakkında gerçekten iyi hissettiğinizi ve hiç kimseye hiçbir şey kanıtlamak ihtiyacında olmadığınızı hayal edin. Kendiniz olmak, siz olarak başarılı olmak ya da iyi bir şey yapmakla ilgili değildir. Kendiniz olmak, herhangi bir durumda sizin kendinize ait enerjiniz, bu her ne ise onu olmanız ile ilgilidir. Kendiniz olmaya başladığınızda, sizin etrafınızdaki dünyanın etkisi altında olmaya bir son verirsiniz. Kumanda koltuğunda siz olursunuz ve her durumu değiştirebileceğinizi bilirsiniz.

Birçok kişi kendilerini, anne babalarının, arkadaşlarının, kültürlerinin bakış açılarına dayanarak yaratırlar. Temel olarak, çoğumuz kendimizi, yaşamlarımızı, kariyerlerimizi, ilişkilerimizi doğru diye satın aldıklarımıza, bizim dahi olmayan “doğrular ve yanlışlar” yargı ve sonuçların derlemelerine dayalı olarak yaratırız. Kendimizi arada sırada bir parça kaybolmuş gibi hissetmemiz boşuna değildir. Er ya da geç doğru diye satın almış olduğunuz bakış açıları, sizin hayatınızın keyfini çıkartmanızı önüne geçerler.

Kendisi olmayı herkes farklı görür. Ve hisseder. Bütün mesele budur zaten. Kendinizi diğer kişilerle kıyasladığınız ve başkalarının sizin olmanız gerektiğine ve olabileceğinize karar verdikleri şeylerle kıyasladığınız her yer gerçek değildir. Kendiniz olmanın ne olup olmadığı, sahip olduğunuz tüm beklentiler, yargılar ve hesaplamaların tamamı gerçek değildir. Siz gerçekten kendiniz, olağanüstü siz, heyecan verici siz olmak için gerekli cesaret ve arzuyu sahip misiniz? Eğer sizin hayatınızdaki amacınız eğlenmek ise, siz neyi değiştirirdiniz? Eğer bugün hayatınızı kutluyor olsaydınız, neyi seçerdiniz? Daha önce asla dikkate almadığınız daha başka neler mümkün? Kimse size neyin doğru veya yanlış olduğunu veremez. Her seçim daima, sizin seçiminizdir. Bundan daha iyi nasıl olur?

Her yıl nisan ayında tüm dünyada otizm farkındalık ayı kutlanmaktadır. Dünya otizm farkındalık etkinlikleri çerçevesinde başta otizmle ilgili bilgilendirmeler olmak üzere birçok etkinlik düzenlenir. Nisan ayı boyunca tüm dünyada otizmle ilgili bilinçlendirme çalışmaları yapılarak ve sorunlara çözüm bulma yolları araştırılır. Access Consciousness in her konuda olduğu gibi bu konu ile ilgili x-men sınıfları mevcuttur. Engellilik mi yoksa yetenekler mi? Farkındalığı ile bu muhteşem varlıklara kendileri kapasitelerinin farkına vardırılır.

Otizm bir insan yapısı ve realite denilen psikolojik bir paranoya olan sağ beyin/sol beyin fonksiyonu yerine bütün bir beyin fonksiyonudur. Onlar içinde geçmiş, şimdi veya gelecek olmayan, bağlamsal olmayan bir evrene sahiptirler. Psikologlar sizin sağ beyin, sol beyin fonksiyonuna sahip olduğunuzu söylerler. Bu neyi açıklar? Bu onların gerçekliklerini açıklar. Siz bir hümonoid olarak temelde otistiksiniz ki bu sizin sağ beyin/sol beyin fonksiyonunuz yok demektir. Siz sezgisel mantıklı ve mantıklı sezgiselsiniz. Otistik bir kadın ve onun dünyayı görme şekli hakkında “Temple Grandin” adında bir film var. Onun zihninin nasıl çalıştığını ve bir şeyleri nasıl diğer herkesden farklı bir şekilde hesapladığını göstermesi harika. Film onun dünyayı nasıl gördüğünü ve nasıl resimlerle düşündüğünü anlatır. Otistik insanların bilgi alma şekli çok dinamiktir. Ancak onlar aslında devasa miktarda bilgi toplarken bu realitede bizim onların yavaş ve engelli oldukları söylendi. Onlar zamanın olmadığı alan hızında fonksiyon gösterirler – bu sadece böyledir.

Eğer otistik çocuklarla bir kitap alıp, kitabı okuduğunuzu bilerek sayfaları hızlı bir şekilde çevirirseniz onlar konuşmaya ve daha fazla okumaya başlayabilirler. Eğer sabah onlara bütün gün ne yapacaklarının bütün bir resmini verirseniz her konuda çok daha sakin olacaklardır. Onlar uyarıcılarla aşırı yüklenmişlerdir. Ve bununla ne yapacakları konusunda bir referans noktasına sahip değillerdir. Yapmanız gereken şey onlardan ne yapmalarını istediğinizle ilgili onlara bütün bir resim ve aynı anda çoklu uyarıcılar vermeye başlamaktır. Eğer onlara izlemek için aynı anda 4 tv kanalı verirseniz bütün bu davranışları bitecektir. Birdenbire onları etraflarındaki her şey tarafından uyarılmaktan alıkoyacak yeterince şey olacaktır. Etrafta olup bitenler onları bombardıman ederler. Yapabileceğiniz bir diğer şey de onları mavi morve hafif turuncumsu kırmızı bir enerji alanıyla kozaya almaktır. OKB ve otizmle ilgili olan şey, onlar algılamayı durduramazlar. Yapmanız gereken şey onlara “neyi algılıyorsun?” diye sormak ve onlara bu şeylere sahip olmadıkları, onları algıladıklarını söylemektir. Bu sana ait değil. Onlar sizin söylediğiniz şeyi ve aynı zamanda sizin düşüncelerinizi alırlar. Böyle çocukların etrafında olmanın zorluğu, eğer onlara onlarda bir sorun olduğunu projekte ederseniz, onlar daha kötü hale gelirler. Bu küçük farkındalıklar bile sizde neleri değiştirebilir?

Eğer daha fazlasını talep edecek olursanız lütfen Access Consciousness in x-men sınıfı ile ilgilenebilirsiniz. Hatta sevgili Diva Diaz in Türkiye’deki verdiği seminerler öncesi Business Chanel de yaptığımız 3 programı da izleyebilirsiniz. Ayrıca Access Consciousness in kitaplarından “Bir balığa ağaca çıkmayı öğretebilir misin?” kitabı için bizi arayabilirsiniz. Bundan daha iyi nasıl olur? Kolaylık, neşe ve ihtişamla.

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/var-olmak-ne-demek/feed/ 0
Vazgeçmeden Yaşamak http://kaynaklabaglanti.com/vazgecmeden-yasamak/ http://kaynaklabaglanti.com/vazgecmeden-yasamak/#respond Fri, 13 Sep 2024 06:41:11 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=2106 DOĞRU BiLDİĞİNİZ AMA DOĞRU OLMAYAN HANGİ DAVRANIŞ BİÇİMLERİNİZ VE HÜKÜMLERİNİZ VAR?

HAYATINIZDA KAYNAK OLARAK VAR OLMAYI VE KAYNAK GİBİ DAVRANMAYI BİLMEDİĞİNİZ İÇİN FARKINDA OLMADAN KENDİNİZİ VE HAYATINIZI KAYBEDİYORSUNUZ. KENDİNİZDEN VAZGEÇİYORSUNUZ.

DÜNYAYA BUGÜNÜN GERÇEKLİĞİNDE BAKMAYACAKSINIZ. ANCAK O ZAMAN BİR GELECEK YARATABİLİRSİNİZ. YAŞAM ENERJİNİZDEN UZAKLAŞTIRAN BİR SEÇİM YAPMIŞ OLABİLİRSİNİZ. LÜTFEN KENDİNİZİ YARGILAMAYIN. HALA DAHA FAZLA FARKINDALIK KAZANMIŞ OLACAKSINIZ Kİ BU SADECE BU KAPASİTEYİ DAHA DA RAFİNE HALE GETİRİR. 

KAYNAK, SİZİ YUVAYA GÖTÜREN YOLDUR. OYALANMADAN BU YOLDA OLMAK VE KENDİ GERÇEĞİNİZİ GÖRMEK VE ENERJİNİZİ İZLEMEK İSTER MİSİNİZ?

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/vazgecmeden-yasamak/feed/ 0
Duygusal Zeka http://kaynaklabaglanti.com/duygusal-zeka/ http://kaynaklabaglanti.com/duygusal-zeka/#respond Wed, 28 Aug 2024 11:28:59 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=2098 Günümüzde çok fazla duymaya başladığımız duygusal zeka ve ilişkilerdeki önemi ve empatiden biraz konuşalım istedim.

İlişkilerde duygularını bastıran ya da çok fazla duygularının esiri olup sürekli duygularıyla ne yapacağını bilemeyen pek çok kişi biliyorum. Yeni neslin bu yüzden bireysel ve bencil bir hayat yaşadığını söyleyen pek çok kişi var. Belki daha önceki jenerasyonda bu durumu insanların kendilerinin bildiği ya da gördüğü yöntem olarak uyum sağlayarak, empati yaparak, idare ederek ve tahammül göstererek yaşıyordu. Konular aynıydı ama seçimler farklıydı.

Aslına bakacak olursak, ilişkileri yönetmek bu bahsettiğimiz her bir seçim için de geçerlidir. Aslolan, insanlar duygularıyla ne yapacaklarını bilemediklerinden her iki uca da gidebilirler.

Uzmanlar, duygusal zekası yüksek kişilerin psikolojik sağlamlık, psikolojik dayanıklılığa sahip olduklarını ve stresle mücadele edebildiklerini söylerler. Yoksa “Bu benim başıma neden ve nasıl geldi?” diyerek dayanıklılıkları çökmeye başlar. İnsanın kendisi ve diğerleri ile olan iletişimlerinin gelişmesi için gereken şey, gerçekten kendini duygu, düşünce ve hislerinin esiri olmaktan özgürleşmesi ile mümkündür. Aksi takdirde ya kafasını kuma gömüp bireyselleşecek, ya da bir başkasının duygularıyla empati kurup, karşısındaki kişinin kölesi ve oyuncağı haline gelecektir.

Sağlıklı bir iletişim ve ilişki yönetiminde çevreleriyle daha uyumlu ve daha mutlu olanlar, duygularından özgür oldukları için sonsuz zeka ile bağlantıda olup, ne zaman ne yapması ve ne olması gerektiğini bilen ve olan kişilerdir. Sizleri sonsuz zekanızla bağlantı kurmaya, kaynağa davet ediyorum.

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/duygusal-zeka/feed/ 0
ZAMANI YETŞİTİREMEME, HİÇBİR ŞEYİ YETİŞTİREMEMEK, PARAYI YETİŞTİREMEMEK http://kaynaklabaglanti.com/zamani-yetsitirememe-hicbir-seyi-yetistirememek-parayi-yetistirememek/ http://kaynaklabaglanti.com/zamani-yetsitirememe-hicbir-seyi-yetistirememek-parayi-yetistirememek/#respond Mon, 12 Aug 2024 12:16:14 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=2089

Bu 3 boyutlu realitede zaman ve mekân aralığında yaşamaktayız. İhtiyaçlı olmak, 3 boyutlu realitede sanal olarak hissettiğimiz bir yalan olup, bizi kontrol etme ve sınırlandırılmamızı yaratan tuzaklardan biridir. Gerçek gücümüze sahip olmadığımız bu durum, yani ihtiyaçlı olmak, bizi köle olmakta tutar. Her şeye ihtiyaçlı olmak. Zamana ihtiyaçlı olmak, paraya ihtiyaçlı olmak, kişilere ihtiyaçlı olmak, yemeğe ihtiyaçlı olmak ve bunun gibi birçok ihtiyacı sayabiliriz.

Bir de madalyonun tam tersini yaratan bu tahtıravallinin diğer ucu da “ihtiyacım yok” enerjisidir. Her ikisi de aynı enerji olup, bizi yine yalanın içinde tutacak olandır. Hal böyle olunca, ihtiyaçlı biri sanki köle gibi çalışmak zorunda kalır. Çabalar, zorlar, zorlanır ve yetiştirmeye, her şeye ve herkese yetmeye çalışır; zamanı yetiştirmeye, parayı yetiştirmeye, işlerini yetiştirmeye çalışacaktır.

Peki bu yalandan, bu kandırmacadan nasıl çıkabiliriz? Gerçeği fark ederek. Gerçeği fark etmek, yalandan çıkmakla mümkündür. Peki yalandan nasıl çıkabiliriz diye sorabilirsiniz. Sadece izin vererek diyebilirim. İşte en kritik nokta da budur ve çok da önemli bir noktadır. Zihnin anlayabileceği bir şey olmadığından, insanların en zorlandığı konu budur. Peki ama nasıl? diye sorarlar hep.

Tüm ihtiyaçlı olduğunuz ya da ihtiyaçlı olmadığınızı kanıtlamaya çalıştığınız yerlerde, izin vermeyi bilmekten geçer. Her nerede zamanı yetiştiremiyorsanız, parayı yetiştiremiyorsanız, bu yalanı tamamen eritecek gücü olmalısınız. Sadece olmalısınız. Olmayı bilmek ve olmak, sizi özgürleştirecek ve gerçekte sahip olduğunuz gerçekliğin içine yerleştirecektir. İhtiyaçsız olduğunuzda, her şeyden haz alırsınız. Coşkudasınızdır.

Bu gerçeklikte olmak, sizin kaynağınızdır. Sizin bolluğunuzdur. Sizin sahip olmayı arzu edeceğiniz en önemli enerjinizdir. Her şeyi değiştirecek olan kaynağınızla bir olmaya hazır mısınız? Kaynakla bağlantıya gelmek ister misiniz?

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/zamani-yetsitirememe-hicbir-seyi-yetistirememek-parayi-yetistirememek/feed/ 0
VÜCUDUMUZA KARŞI HAREKET ETMEK http://kaynaklabaglanti.com/vucudumuza-karsi-hareket-etmek/ http://kaynaklabaglanti.com/vucudumuza-karsi-hareket-etmek/#respond Tue, 05 Mar 2024 11:46:58 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=1958 Kendi vücudumuzu şu anda gördüğümüz gibi oluşturuyoruz. Bazılarımız çok iyi görünecek şekilde yarattı ve sonra diyor ki “çirkinim”. Bazılarımız kötü görünecek şekilde yarattı  ki  sonra diyor ki “ kimse beni sevmiyor”. Bazılarımız sıradan görünecek şekilde yarattık ki kalabalıkta fark edilmesin diye. Neden? Çünkü vücudumuzla birlikte yaşamak yerine onunla savaşmayı tercih ediyoruz.

Her türlü vücut yapısındaki insanları izlediğinizde, vücutlarına karşı hareket ettiklerini görürsünüz. Vücutlarıyla birlikte değil. Vücutlarının zevkine varmıyorlar.. Ona karşı hareket ediyorlar.

Yeme içme şeklimiz bile vücudumuzu bir şeyler yapmaya zorluyor. Çekilen acılardan bunu anlayabilirsiniz. Herkes size yemek, içmek, egzersiz yapmak zorunda olduğunuzu söylüyor ama vucudunuzu sizin bakış açılarınız oluşturuyor. Bakış açılarınızı vücudunuz oluşturmaz.

Bazı çocuklar kendilerini ileride çok kilolu olmak üzere uyumluyor. Yürüyüşlerinden bunu anlayabilirsiniz.

Çoğumuz kilo vermek için yemeği bırakmamız ve egzersiz yapmamız gerektiğini düşünüyoruz. Ancak kaynakla bağlantıda isek vucudumuzu dinleyebiliriz. Vucudumuzu dinlediğimiz  noktaya gelmeliyiz. Başkalarının gerçekliğini dinlediğimizde başımız derde giriyor.

Vücudumuzu nasıl oluşturduysak, hoşumuza giden budur. Yanlış değil. Hoşumuza giden budur. Eğer “ bu göbekten nefret ediyorum” ya da “görünüşümden nefret ediyorum”  yada yaşımdan “nefret ediyorum” diyorsanız, vucudunuza karşı hareket ediyorsunuz. İçinizden yarattığınız yoğunluk bu olduğu için değişmiyor. Vucudunuzun yoğunluğunu ve biçimini bakış açınızla oluşturuyorsunuz.

Hastalık vücuda karşı hareket etme biçimidir. Vücudunuza rahatlık, kolaylık ve huzur izni vermeyen her yaptığınız şey, vucudunuza karşı hareket etme biçimidir.

Vücudunuzu olduğu gibi siz yaratıyorsunuz. Yargılarsanız, vücudunuz yargıladığınızın daha fazlası olur. Takdir ederseniz, vücudunuz takdir ettiğinizin daha fazlası olur. Vücudunuzu daha fazlası olması için cezbedin lütfen zorlamayın.

Eğer kaynakla bağlantıda iseniz tüm bunların kolaylığında olursunuz. Bedeninizin canlandığını ve daha fazlasını görürsünüz. Çünkü olursunuz.

 

 

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/vucudumuza-karsi-hareket-etmek/feed/ 0
YA HAYAT BİR ŞAKA İSE? http://kaynaklabaglanti.com/ya-hayat-bir-saka-ise/ http://kaynaklabaglanti.com/ya-hayat-bir-saka-ise/#respond Tue, 05 Mar 2024 11:45:04 +0000 https://kaynaklabaglanti.com/?p=1955 Bir çok kişinin ilişkilerinde eşleri tarafından yavaşça ancak kesin olarak beyinlerinin yıkandığının farkında mısınız?

Beyin yıkamanın amacı varlığın ruhunu bozmaktır.

Beyin yıkama, insanların sizi nasıl doğru bakış açısına sahip olduklarına ve sizin yanlış bakış açısına sahip olduğunuza inandırdıklarındandır ve bunu kurnazca yaparlar.

Beyin yıkama, yavaş yavaş ama kesin olarak kendi bakış açınızdan başkasınınki için vazgeçmenizdir, çünkü kendi bakış açınızı bırakırsanız sizin için daha kolaylaşacağını düşünürsünüz. Beyninizin yıkandığını biliyor musunuz yoksa bu o kadar kurnazca yapıldı ki bunun normal olduğunu mu düşündünüz?

Beyin yıkamanın etkisi, her seferinde birer birer kendinizin küçük bir parçasından vazgeçmenizdir. Çünkü diğerlerinin sizinkinden daha büyük bir bakış açısına sahip olduğuna inandınız.

İnsanlarla arayı yumuşatmaya çalışır mısınız? Eğer her zaman huzuru sağlamaya ve işleri yürütmeye çalışan biriyseniz bunun sebebi bir şekilde sizin yanlış olduğunuza ve herkesin sizin sahip olmadığınız bir farkındalığa sahip olduğuna inanmanız ki bu bir yalan. İnsanlar sizi bu şekilde suistimal ederler ve bunu psikolojik olarak yaparlar ve bu her yerde var.

Sizin için ne gerçek eğer burada olursanız beyin yıkama bitecektir. Beyin yıkama bittiğinde de kutupluluk gerçekliğinden çıkmaya adım atmaya yaklaşmış olursunuz.

Yargının ve kutuplaşmanın olmadığı, huzur sukûnet, nezaket, şükran ve samimiyet dolu bir dünya. Bu sizin kulağınıza ütopya gibi mi geldi? Ben bu ütopyada yaşamayı tercih ediyorum. Peki ya siz?

Yargının nesini seviyorsunuz? Kutuplaşmanın nesini destekliyorsunuz? Borçlu olmayı neden seçiyorsunuz? Sizi kısıtlayan, sınırlayan, bloke eden, daha geniş bir perspektiften bakmanızı engelleyen ve aslında size ait olmayan sıkışıklıkların arasında yaşıyorsunuz.

Hayatta her şeyin dört dörtlük olduğunda bir terslik olacağından korkup, aksiliği hayatınıza çağırıp duruyorsunuz. Oysa bu büyük bir yalan. Bu ironiden çıkmaya muazzam bir farkındalık yaratmaya gönüllü müsünüz? Hayatınızdaki herşeyi kendinizin yarattığını fark ettiğinizde ve tüm bunları mevcudiyetinizle kucakladığınızda değişimi başlatmış olursunuz. Ve değişimi yaratanlar dünyayı değiştiriyor.

Ya hayat bir şaka ise, önce bir kitap olarak zihninizin önünüze çıkardığı engelleri yıkmak, ve gözlerinizdeki ışığı daha çok parlatmak için yaratıldı.

 

Şimdi ise canan bekdik farkındalık danışmanlığı aş çatısı altında bilinci ateşle programı ile kaynakla bağlantı seminerlerinin ön koşulu olarak, ya hayat bir şaka ise semineri ile sizlerle buluşuyor.

Değişime gönüllü olan ve var oluşuna sahip çıkmak isteyen herkesi davet ediyoruz.

]]>
http://kaynaklabaglanti.com/ya-hayat-bir-saka-ise/feed/ 0